Tufan ATMACA

Bir Alimden Dua İstemek

Bir Alimden Dua İstemek

"...Onlar için bağışlanma ve pek büyük bir mükâfat vardır.”

Nedir duâ? Hak Teâla’ya çağrıda bulunmaktır duâ. Peygamber (s.a.s) buyurduğu gibi; “Duâ ibadetin özüdür”(Sünen-i Tirmizi, 1292, II, 242). Rabbimizin Kuran’da bizlere verdiği değeri dile getiriyor duâ ile, kulluğu ve yakarmayı öğütlüyor; “(Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?”(Furkan, 77). Duâ kulun sıkıştığında, tek ümit kapısının Allah (c.c) olduğunu bildiği yalvarma zamanıdır. Her birimizin “Ancak sana ibadet ederiz ve Senden yardım isteriz”(Fatiha, 5)dediği şandır duâ.

Kimin duâsının kabul olacağının bilemediğimiz bu devirde duâ vesilesine sımsıkı sarılmalıyız. Yarandan, eşimizden, dosttan, çocuklardan, mazlumdan, hace-âlim, haccı mebrur olan hacılardan, engellilerden, delilerden, velilerden de isteyelim bize duâ etmelerini.

Sona aldığımız ve Allah’ın peygamberlerinden sonra insanlara ziyâ olan Allah’ın sevgili kullarını da ziyaret edip onların hayattayken duâlarını almak lazım. Sevgili Mürşidimiz Abdullah Demircioğlu Hocamız yakın zamandaki ev sohbetinde mürşidleri, velileri ziyaret hususta şöyle buyurdu; Onları ziyaret ettiğiniz zaman selamınızı hafif tutunuz (yüksek sesle bağırarak selam vermemeli), buna örnek olarak Hucurat Suresinde (1-5) Allah Resulüne kaba ve yüksek sesle bağıranların olayını ve Rabbi Zül-Celal-vel-Kemal Hz.lerinin onları uyarmasını hatırlattı. konuşmanızı kısa tutunuz, ve yanlarında az kalınız.

Burada bir kardeşimizin şöyle bir sorusu oldu: Sizin de bizim için duânız var mı Efendim? Yani Allah’ın sevgili kullarının yanında çok kıymetli vaktimiz olduğunda o anı ve zamanı iyi değerlendirmemiz lazım. Sohbet nazargâhı ilahîdir, ilim meclisidir, çağlayan bir feyz ve bereket merkezidir. Verilen nasihati dinleyerek dağarcığımızı ganimetle doldurmalıyız. Bizim için Rahmet sağanağında faydalandığımız andır, dünya kelâmıyla, siyasi, ve başka uhrevî kıymeti az olan şeylerle o anı heder etmemek gerek. Hacı Mustafa Hayri Baba (k.s) Mürşidimiz Abdullah Efendi’ye buyurduğu gibi; “Evladım bazıları taa uzaklardan buraya bu mürşid bize keramet gösterse, gece hep ibadet eder hiç uyumazdır, gibi düşünceler ile geliyorlar.” buyurmuşlardır. Yani kendimizin de sonradan pişman olacağı düşüncelerden de ırak olmalıyız O gönül güneşinin sohbet halkasına girdiğimizde. Madem ki büyüklerimiz: “Alimin yanında dilini, Arifi Billahın yanında kalbini tut” demişler, bizlerde her iki husunun birleştiği Zülcenâheyn olan bu Allah dostunun yanında her halukarda dilimizi ve kalbimizi tutalım. Bu saygı ve hürmeti en çok hak eden dü cihan sultanı aleyhissalatü vesselam efendimize ashabının o saygıyı göstermelerinden dolayı şu medhiyeye nail olmuşlardır; Hucurat Suresi 3. ayetinde şu şekilde gelir: “Rasûlullah’ın huzurunda seslerini kısanlara gelince: Allah onların kalplerindeki ilâhî emirlere saygı ve bağlılık derecesini sınamış, onlar da bu sınamadan başarıyla çıkmışlardır. Onlar için bağışlanma ve pek büyük bir mükâfat vardır.”

Hitâmı misk olması için burada bırakmak en münasiptir, sadece Allah’ın veli kulu olan Mürşidimizin de hayır duâsını alabilmemiz için hürmeti elden bırakmayalım. Rabbim kurbiyyetini ihsânı kâmil versin, ve âhiru dâvâhüm eni’lhamdülillâhi rabbil âlemîn.

 

Bâki ve Kevserî selamlar.

    


Tufan ATMACA diğer yazıları