Editör

Sûfîlerden Esintiler

Sûfîlerden Esintiler

Ebû Osman der ki: “Allah’la sohbet (ve dostluk); güzel edeb, korku ve murakabe hâlini devam ettirmekle olur.

Ebû Osman Nişâburî kuddûse sirruh (298/910)

 

Sûfî zâhidlerden Ebû Osman Said b. İsmail Hirî Nişabur’da ikâmet ederdi. Aslen Rey’li idi. Şah Şucâ Kirmanı ve Yahya b. Muaz Râzî’nin sohbetinde bulunmuş, sonra bildiklerini dinletmek için Şah Kirmânî ile birlikte Ebû Hafs Haddad’ı ziyaret için Nişabur’a gelmiş. Ebû Hafs’dan icazetname almış ve kızı ile evlenmiş, kayınpederinden sonra otuz küsur sene yaşamış ve 298/910 senesinde vefat etmişti.

 Ebû Osman der ki:

“Şu dört şey bir adamın kalbinde eşit olmadıkça o kimsenin imanı kemâl bulmaz: Men‘-atâ, izzet-zillet” (bir ihsana nail olma veya ihsanın engellenmesi, izzetli olmakla zelil olmak hali yekdiğerine müsavi olmalı).

 Ebû Osman demiştir ki:

“Gençliğimde bir müddet Ebû Hafs’ın sohbetinde bulundum. Bir keresinde beni meclisinden kovmuş ve ‘Yanımda oturma!’ demişti. Yerimden kalktım, arkamı ona çevirmeden, yüzüm yüzüne baka baka geri geri gittim, beni görmeyecek kadar uzaklaştım. İçimden, ‘Kapısının eşiğinde bir kuyu kazsam, içine girsem ve emir vermedikçe çukurdan çıkmasam’ dedim. Bu halimi gören Ebû Hafs beni kendisine yaklaştırdı ve has dostları arasına aldı.”

 Derler ki:

Dünyada dördüncüsü olmayan üç kişi vardır. Nişabur’da Ebû Osman, Bağdat’ta Cüneyd, Şam’da Ebû Abdullah bin Cellâ.

 Ebû Osman der ki:

“Kırk seneden beridir Allah Teâlâ’nın beni içinde bulundurduğu herhangi bir hâlden hoşnutsuz olmadım, bir halden başka bir hale nakledince de gazaplanmadım” (rızâ halini muhafaza ettim).

 Ebû Osman ölüm yatağında iken hali değişti ve bayıldı. Babasının ruhunu teslim ettiğini zanneden oğlu Ebû Bekir üzüntüsünden gömleğini parçaladı. Bunun üzerine Ebû Osman gözünü açtı ve:

“Yavrucuğum, bu hareketin zahir itibariyle sünnete aykırıdır, bâtınî itibariyle de riya alâmetidir” dedi.

 Ebû Osman der ki:

“Allah’la sohbet (ve dostluk); güzel edeb, korku ve murakabe hâlini devam ettirmekle olur. Rasûlullah (s.a.s) ile sohbet sünnetine tâbi olmak ve zahirî ilme dört elle sarılmakla olur. Allah Teâlâ’nın evliyası ile sohbet; hürmet ve hizmet esasına dayanır. Ev halkı ile sohbet iyi ahlâkla olur. Dostlarla sohbet, günah olmamak şartıyla onlara daima müjdeler vermek ve güler yüz göstermekle olur.”

 

Kaynak: Kuşeyrî Risâlesi


Editör diğer yazıları