Hayata Bakış
(13.06.2005/İstanbul, Fethipaşa Korusu)
Fethi Paşa korusunda
Arada bir esinti olur
Tatlı, yumuşak, nazik…
Bir yosun kokusu,
Burunlara dokunur
Kim bilir kaç sene önce
Yaşadı bu korularda
Fethi Paşalar…
Kim bilir kaç gün boyunca
Onları temaşa etti
Şu gördüğün ağaçlar
Paşalar, vezirler, padişahlar…
Geriye kaldı AH’lar
Şimdi razılar mı yerlerinden
Geri dönen yok,
Haber veren yok
Toprak altı seferinden
Bir zamanlar mazi oldu
Silindiler, yok oldular
Kaderin defterinden
Denizin kenara tıkırtılı, şıkırtılı
Vuruşları
Martıların uzaklardan
Haykırışları
Güneşin mahzun mahzun batışı
Gürültüler, araba sesleri
İnsanları boğuyor
Aman Allah’ım bu ne güzellik,
Ne manzara!
Baktıkça içim donuyor
Sanki ruhumun üstüne
İpekten kelebekler konuyor
Dokunmayın, uçmasın
Şu hayat, şu koru
Hayat kokuyor…
Kim dokudu, kim ördü
Bu güzellikleri
Bu kâinata, şu İstanbul’a
Bu mavi Boğaz’a
Kim verdi?
Kuş cıvıltıları,
Ormanın haykırışları,
Gezen tozan insanlar,
Atılan kahkahalar,
Maviliklerde makes bulan
Uzaklıklar, ayrılıklar…
Çocuk sesleri,
Uzaklardan düdük çalan
Gemilerin homurdanışları,
Denizi yara yara
Nazikçe süzülüşler…
Aman Allah’ım!
Martıların bağırışları…
Her şey sakin,
Hayat durmuyor,
Sanki her şey duruyor
Dalgalar, su sesleri,
Deniz uyumuyor.