SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Tasavvufta Semâ
Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

??itme ve dinleme anlam?na gelen semâ‘; tasavvufta, güzel sesle okunan Kur’ân’? ve dinî konularla ilgili ?iirleri dinleme anlam?na gelir. ?lk sûfîlerden itibaren güzel sesle Kur’ân ve temas? din olan ?iirlerin okunmas?na, bu tarzda okunan Kur’ân-? Kerim’i ve bu nitelikteki ?iirleri dinlemeye büyük önem verilmi?tir. Burada güzel sesten maksat; kula?a ho? gelen, insan?n ho?una giden ahenkli, tenasüplü ve ölçülü seslerdir. Ahenkli ve ho? na?melerle terennüm edilen Kur’ân-? Kerim’den manevî ve derunî bir haz al?nd???ndan Hz. Peygamber:

“Kur’ân’? seslerinizle süsleyiniz.” buyurmu?, Ebu Musa el-E?’ârî’nin güzel sesiyle tilavet etti?i Kur’ân’? manevî bir hazla dinlemi?ti.

Dînî konularda yaz?lan ?iirlerin bestelenip okunmas? ve okunan bu tür ?iirlerin dinlenmesi de insan ruhunu etkiler. Bütün dinler kutsal metinlerin terennüm edilmesine önem vermi?lerdir. Hz. Davud bu yönüyle ilâhî okuyan ve dinleyenlere örnek olmu?tur.

Ölçülü ve âhenkli sesleri genellikle ölçülü ve âhenkli hareketler izler. Bu nitelikteki hareketlere devr, deverân, hareket, raks ve semâ‘ gibi isimler verilmi?tir. Semâ‘ hem i?itme ve dinleme hem de dinlenen âhenkli ve ho? sadan?n tesiriyle hareket ve raks etme anlam?nda kullan?lm??t?r. Genellikle dervi?ler döne döne raks ettiklerinden de semâ‘a “devir ve deveran” (dönmek) da denilmi?tir. O yap?lan yere de “Semâhane” denilir.

Sûfîler sohbet ve zikir için bir araya geldiklerinde sohbet edilir, yap?lan nasihatler dinlenir, bu arada konusu Allah sevgisi ve a?k? olan ?iirler ve ilâhîler okunurdu. Kavval ve goyende denilen güzel sesli ki?iler taraf?ndan terennüm edilen ?iirleri ve okunan ilâhîleri büyük bir zevkle dinleyen dervi?ler duygulan?r, heyecanlan?r, galeyana gelir, co?ar, vecde kap?l?r gayri ihtiyari yerlerinden f?rlar dönmeye ba?larlard?. Dönme, dervi? sakinle?inceye kadar sürerdi. Dervi?lerin ferdî olarak da toplu olarak da döndükleri olurdu. Bazen dönen dervi? üstündeki h?rkay? atar, bu h?rka kapan?n elinde kal?r, bazen da h?rka parçalara ayr?larak dervi?lere da??t?l?r ve bu parçalar teberrüken muhafaza edilirdi. Buna tarh-? h?rka/remy-i h?rka, temzik-? h?rka denirdi. Ku?eyri, Risale isimli eserinde bu tarzdaki sema ve h?rka atma konusunda bilgi verir. Mevlâna’n?n yapm?? oldu?u semâ‘ i?te bu gelene?in devam?d?r.

Mevlanâ, ?ems-i Tebrizî ile tan??madan önce zâhidâne bir hayat ya??yor, sema ile ilgilenmiyordu. ?ems ile tan???p onun etkisine girdikten sonra yan?p tutu?an ve co?up ta?an Hz. Mevlâna, mutrib ve goyendelerin güzel sesleriyle okuduklar? ?iirleri ve ilâhîleri büyük bir derûnî-manevî hazla dinliyor, baz? hallerde co?uyor ve gayr-i ihtiyarî olarak kalk?p dönmeye ba?l?yordu. Salahaddin-i Zerkûb adl? kuyumcunun önünden geçerken çekiç seslerinin âhengine kendini kapt?rm??, co?mu?, ö?leden ikindiye kadar semâ‘ etmi? ve ?iir okumu?tur.

Çe?itli vesilelerle co?an ve vecde gelen Mevlâna bazen tek ba??na döne döne semâ‘ ediyor, semâ‘ ederken ?iirler söylüyor, bazen da çevresindeki dostlar? ve müritleri de bu hususta ona e?lik ediyordu. Semâ‘ için belirlenen belli bir zaman, mekân ve ortam yoktu. Ne zaman içinden gelse, etkilense, duygulansa ve galeyana gelse kalk?p semâ‘ ediyor, ço?u zaman semâ‘ esnas?nda ?iir de in?âd ediyordu. O?lu Sultan Veled ve Emir Arif Çelebi döneminde de devam eden bu semâ‘ anlay??? daha sonraki dönemlerde belli bir düzene girmeye ba?lam??, ald??? son ?ekle de mukabele denilmi?tir. Mukabele as?rlar boyu sürdürülen bir Mevlevî zikri veya âyîni/ritüelidir. Bugün izlemekte oldu?umuz semâ‘ Mevlâna’dan epey sonra bu ?ekli alm??t?r.
Mevlâna gerek Mesnevî’de gerekse Divân’?nda semâ‘?n önemini belirtir, hatta Mesnevî’sine,

 

Bi?nev ez ney/ Dinle neyden

Pes g?da-y? â??kân âmed semâ‘

Ki-derû bâ?ed hayal-i ictimâ / Semâ‘ â??klar?n ruhlar? için g?dad?r. Zira onda Hakk’la beraber olma tasavvur edilir) cümlesiyle ba?lar.

Semâ‘ esnas?nda okunmak üzere çe?itli makamlarda bestelenen mevlevî ilâhîlerine “âyin” bunlar? okuyana “âyin-hân” denir. Söz konusu bestelerin güfteleri ço?u zaman Mevlânâ’n?n gazel ve rubailerinden seçilir. Bu anlamda Mevlevîlikte pek çok âyinler/ilâhîler vard?r.

Niyâz mukabelesinde okunan niyaz âyini/ilâhîsi ?öyle ba?lar:

 

?em-i ruhuna cismimi pervâne dü?ürdüm

Evrâk-? dili âte?-i sûzâna dü?ürdüm

Bir katre iken kendümi ummana dü?ürdüm

Hayfâ yolumu vâdi-i hicrâna dü?ürdüm.

Takrir edemem derd-i derûnum elemim var

Mevlâ’y? seversen beni söyletme gam?m var.

 

Mevlevîlikte semâ‘?n benzerlerine Halvetîlik, Kâdirîlik, Rufaîlik, Sühreverdîlik, Celvetîlik gibi tarikatlarda da rastlan?r ve bu tarikatlarda buna daha çok devr veya deverân denir. Melâmet ehli ve Nak?ibendiyye gibi hafî zikri tercih eden baz? tarikatlar, tasavvufî ve manevî hayatlar?nda semâ‘a ve deverâna yer vermezler.

 

Her semâ‘ sanma kim ?eytânîdir

Bil semâ‘? ehl-i dil Rahmânî’dir

                                 ?eyh Sinan

4

06/11/2014 Dervi?

4

17/09/2013 Risâlet/Peygamberlik

4

25/05/2013 Sohbet

4

16/02/2013 Gönlün Fethi

4

03/11/2012 Tarikatlar?n Zuhûru

4

11/08/2012 Tasavvufta Semâ

4

11/03/2012 Din-Ahlâk-Hukuk

4

29/12/2011 Ahlâk ve Âdâb

4

05/10/2011 Hz. Mevlana\'da Ak?l, Nakil, Vahiy ?li?kisi

4

28/06/2011 Sûfî Yolunun Genel Esaslar?

4

15/04/2011 Niyet-Ahlak ?li?kisi

4

26/02/2011 Olgun Mü?min

4

25/12/2010 Ahlâk ve Huy De?i?ir mi?

4

12/10/2010 Ne Zaman Kopacak!

4

08/08/2010 Mür?id-i Kâmilin Vas?flar?

4

22/07/2010 Ölüm ve Mahiyeti

4

31/03/2010 Allah-?nsan Rab?tas?
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net